Anket: Münih'te hissedilen tedirginlik ABD-Avrupa ilişkilerindeki sıkıntıyı yansıtıyor

Anket: Münih'te hissedilen tedirginlik ABD-Avrupa ilişkilerindeki sıkıntıyı yansıtıyor

2026 Münih Güvenlik Konferansı (MSC) bugün Almanya'nın Münih kentinde başladı. Üç gün sürecek konferans, çok kutuplu dünyada yeni denge arayışlarının sahnesi olacak. Savunma ve dış politika alanında dünyanın en önemli platformlarından biri olarak kabul edilen Münih Güvenlik Konferansı öncesinde yayımlanan Münih Güvenlik Raporu 2026, “Yıkım Altında” (Under Destruction) başlığıyla uluslararası düzende yaşanan kırılmaya dikkat çekti.

Raporda, ABD'nin uluslararası hukuk ve kurumları dışlayan “buldozer siyaseti”nin dünyayı evrensel normlardan uzaklaştırarak “güçlülerin ve zenginlerin sözünün geçtiği bir alana” dönüştürdüğü belirtildi. Bir zamanlar samimi olan transatlantik ilişkiler, artık oldukça soğuk ve hatta gergin bir görünüm sergiliyor.

Çin Medya Grubu'na (CMG) bağlı CGTN tarafından düzenlenen ankete katılanların yüzde 81,4'ü, ABD ile Avrupa arasında güvenlik, ticaret ve ortak değerler konusunda ciddi sarsıntılar yaşandığını savundu.

Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik gümrük tehditlerinden askeri harcamaları artırmaya yönelik baskılara, Avrupa ülkelerini Ukrayna konusundaki müzakerelerden dışlamaktan Grönland'ı zorla satın alma girişimlerine kadar ABD'nin dış politikasındaki değişimler, Avrupalı müttefiklerin güvenini derinden sarstı. ABD artık Avrupa'nın güvenlik garantörü değil, siyasi ekosistemi bozan ve ulusal çıkarları sömüren bir aktör haline geldi. Ankete katılanların yüzde 88,4'ü, ABD'nin bu tutumunun Avrupa ülkelerinin çıkarlarına ciddi şekilde zarar verdiği görüşünde.

Avrupa'nın ABD'ye olan uzun vadeli güvenlik bağının kısa vadede değişmesi zor görünüyor. Ayrıca Avrupa içinde ortak bir dış politika oluşturmanın zorluğu da göz önüne alındığında, Avrupa'nın "kendini kurtarma" çabaları hâlâ büyük bir sınavla karşı karşıya. Katılımcıların yüzde 86,6'sı, Avrupa'nın stratejik bağımsızlık eksikliği ve içsel birlikteliğinin zayıflığının, ABD'nin tek taraflı zorbalığıyla başa çıkmayı zorlaştırdığını belirtti.

Ankete katılanların yüzde 82,1'i, Avrupa'nın ABD'nin "ikincil ortağı" olmadığı ve ABD-Avrupa ilişkilerinin eşitlik, özerklik ve sorumluluk ilkelerine dayanması gerektiğini savundu. Katılımcıların yüzde 84,1'i ise küresel yönetişimde ciddi bir açığın ve uluslararası kuralların sık sık ihlal edildiği bu dönemde, Avrupa'nın daha yapıcı ve bağımsız bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Katılımcıların yüzde 89,2'si, ABD'nin yol açtığı küresel risklerin giderek arttığı ve savaş sonrası güvenlik düzeninin ABD'nin tek taraflı zorbalığıyla ciddi şekilde sarsıldığı görüşünü dile getirdi. Katılımcıların yüzde 87,1'i, ABD liderliğindeki uluslararası yönetişim anlayışının sürdürülmesi halinde küresel krizin daha da derinleşeceğini belirtti. Katılımcıların yüzde 92,7'si ise bağımlı olmayan, daha bağımsız bir yönetişim modeli arayışına girilmesi ve uluslararası güvenlik sisteminde köklü değişiklikler yapılması gerektiğini ifade etti.

CGTN'nin İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça platformlarında yayımlanan ankete 24 saat içinde toplam 8 bin 268 kişi katıldı.

  Hibya Haber Ajansı