CCTV haberine göre; İran, ABD ile nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için ön şart olarak ateşkes ve çatışmaların durdurulmasını talep etti.
İran’ın ABD’nin müzakere sürecinde daha önce askeri saldırılar düzenlediğini öne sürerek güven sorunu yaşadığı ifade edildi.
Ayrıca, Lübnan ve İsrail arasındaki devam eden ve daha da tırmanma riski taşıyan çatışma, İran-ABD müzakere sürecini karmaşıklaştırdı. Gerek 8 Nisan'da varılan geçici ateşkes sırasında gerekse mevcut müzakerelerde, İran sürekli olarak Lübnan da dahil olmak üzere tüm bölgesel cephelerdeki çatışmaların sona ermesini talep etti. Ancak bu yılın Haziran ayından bu yana İsrail, Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.
İranlı analistler, önceki yıllarda İsrail'in İran-ABD müzakereleri yeniden başladığında sık sık müdahale ederek süreci aksattığını savundu.
Benzer şekilde, İsrail şimdi de İran-ABD müzakerelerinin yeniden başladığı bir anda Hizbullah'a yönelik askeri baskıyı artırmaya çalışıyor. Görüşmeler tıkanmış durumda ancak tamamen kesilmemiş, bu da bölgede maksimum avantaj ve daha fazla etki gücü elde etme amacını taşıyor.
Ayrıca, İran-ABD deniz kuvvetleri arasındaki gerilim sık sık askeri çatışmalara dönüşüyor. Son iki haftada Hürmüz Boğazı yakınlarında birkaç askeri çatışma yaşandı.
Bu olaylar sadece İran-ABD müzakerelerinin geleceğine dair şüpheler uyandırmakla kalmadı, aynı zamanda Ortadoğu'daki risklerin yayılması konusunda küresel endişeleri de artırdı.
Bölgedeki İsrail-Lübnan hattındaki gerilimin de müzakere sürecini zorlaştırdığı belirtilirken, Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri hareketliliğin küresel endişeleri artırdığı kaydedildi.
Hibya Haber Ajansı
